Cystopteridaceae
7 tür · 2 cins
Ağırlıklı olarak küçük ve ince yapılı eğrelti otlarından oluşan bu grup, tipik olarak iki ya da üç kez tüylümsü-bileşik yapraklar taşır; yaprakçıklar yumuşak dokulu ve genellikle saydam bir görünüm sergiler. Rizomlar kısa ve sürünücü ya da dik yapıda olup çoğunlukla eski yaprak saplarının kalıntılarıyla kaplıdır. Sorus yapıları yuvarlak, indusium ise karakteristik biçimde kapüşon ya da şemsiye şeklinde olup serbest damarların üzerine yerleşmiş durumdadır; olgunlaşmayla birlikte indusium geriye kıvrılır veya tamamen yok olur. Türkiye'de başta Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu olmak üzere Kuzey Anadolu dağlarında, Karadeniz Bölgesi'nin nemli orman içi kayalıklarında ve yüksek dağ kuşaklarında yaygın biçimde görülür. Tercih ettikleri habitat kayalık yarıklar, ıslak taşlık yamaçlar, dere kenarları ve çoğunlukla kireçtaşı ya da bazalt kökenli kaya çatlakları gibi gölgeli, nemli ortamlardır. Türkiye florasında bu familyanın en önemli temsilcisi *Cystopteris* cinsidir; bu cins içinde *C. fragilis* ülke genelinde dağ bölgelerinde en sık karşılaşılan türdür. *Cystopteris montana* ise yüksek dağ ormanlarının nemli kuşaklarında, özellikle doğu illerinde sınırlı popülasyonlarla bulunur. *Gymnocarpium* cinsi de familya içinde temsil edilmekte olup *G. dryopteris* ve *G. robertianum* türleri Kuzey ve Doğu Anadolu'nun serin orman zeminlerinde kayda değer yayılış göstermektedir. Familyanın türleri genel olarak dar ekolojik toleransa sahip olup iklim değişikliğine ve habitat bozulmasına karşı hassas kabul edilir. Türkiye'de kesin endemik tür sayısı sınırlı olmakla birlikte bazı populasyonlar lokal düzeyde özgün genetik yapı sergilediğinden biyocoğrafik açıdan önem taşır. Familyanın taksonomik sınırları son moleküler çalışmalarla Woodsiaceae'den ayrılarak yeniden çizilmiş olup Türkiye Florası kayıtları bu güncel sınıflandırma doğrultusunda güncellenmektedir.